Biraz da Bilgi Verelim... | "Gebelikte Akıntı, Kabızlık"

27.05.2017

Blog yazmaya ilk kez karar verdiğimde,  bir anne olarak deneyimlerimi anneler ve anne adayları ile paylaşmak istemiştim. Ama benim diğer annelerden farklı olarak hemen her gün tanıklık ettiğim doğumlarda hayatlara dokunan can doktorlarımızın ve diğer sağlık çalışanların deneyimlerine de başvurma şansım vardı. Öyleyse bu olanak diğer anneler ve anne adaylarından esirgenmemeliydi. Böylece birlikte adeta bir ekip gibi çalıştığımız tüm doktorlardan, ebe hemşirelerden hamilelik, doğum, bebek bakımı ve sağlığı konularında destek istemeliydim. 

 

25 Mayıs gecesi, ağırdan alan bir yakışıklıyı karşılamak üzere yola çıktım. 26 Mayıs’ın ilk saatlerinde sağlıkla dünyaya gelmesine tanıklık ettikten sonra, iki saatlik uykuyla planlı bir sezaryen doğum için gün ışırken tekrar yola çıktım. Bu güzel kızı da sağlıkla karşıladıktan sonra, gün aynı tempo ile diğer çekimler ve bilgisayar başı işleri devam etti. Doğumların ertesi günü oda çekimlerini ve planlı diğer çekimleri tamamladım. İşte bu tempoda koşuştururken, gelen ilk yazıyı paylaşan Yrd. Doç .Dr. Fırat Mutlu’un yazısını ancak bu gün bu saatte paylaşabiliyorum.

 

Ha merak edenler için söyleyeyim, arada derede biraz bölük pörçük eşimin çocukların “anne seni çok özledik, kalk artık!” çığlılarını bastırabildiği ölçüde uyudum.

 

Aşağıda pek çok gebenin ortak sıkıntısı olan akıntı ve kabızlık hakkında değerli doktorumuzun verdiği bilgileri bulacaksınız. Bir sonraki yazımda buluşmak üzere sevgiyle kalın…

GEBELİKTE AKINTI, KABIZLIK

 

AKINTI

 

Gebelerde sık rastlanan şikâyetlerden birisi de vajinal akıntıdır. Gebelik boyunca mevcut olan akıntı özellikle son dönemlerine doğru daha da artmaktadır. Çoğunlukla gebeliğe bağlı olarak artan estrojene bağlı servikal bezlerde sekresyonun artmasına bağlıdır. Akıntı beyaz renkli ya da renksiz ise, kötü koku içermiyorsa, beraberinde kaşıntı, idrar yaparken yanma ve ağrı gibi belirtiler yoksa bu büyük olasılıkla fizyolojik bir akıntıdır. Fizyolojik akıntıların ayırıcı tanısında vajinit, genital sistem enfeksyonları ve erken membran rupturu( suyun erken gelmesi) düşünülmelidir. Akıntı normal özelliğini koruduğu sürece miktarca artış dışında belirtiye neden olmaz, bunula beraber bazı vakalarda vulvanı tahrişi sonucunda hafif kaşıntıya neden olabilir. Kaşıntı şiddetli ise candidiasis ve trikomonasis için araştırılmalıdır. Akıntı kötü kokulu ise, kahverengi, kanlı, kırmızı, yeşil renkte ise bacaklara kadar ulaşan bir akıntı ise mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.

 

KABIZLIK

 

Gebelikte kabızlık sık rastlanan bir belirtidir. Gebelik hormonlarından özellikle progesteron tüm düz kaslarda olduğu gibi sindirim sisteminin düz kaslarında da gevşemeye neden olurlar. Bu gevşeme barsak hareketlerinin yavaşlamasıyla sonuçlanır. Ayrıca gebeliğin son dönemlerine doğru iyice büyümüş olan uterusun rektuma (kalın barsağın son kısmı) baskı yapması, barsakların yer değiştirmesi da kabızlık gelişmesini kolaylaştırıcı bir etkendir. Gebelik sırasında alınan demir preperatları ve hareketsizlik, yetersiz sıvı alımı da kabızlığı artırmaktadır. Gebelikte kabızlığın önlenmesinde ve tedavisinde yapılması gerekenler:

 

*Yeterli sıvı tüketmelidir.(Günde 1,5 - 2 lt) Sıvı ihtiyacı su (günde en az 6-8 bardak), çorba, ayran, komposto, bitki/meyve çayları, meyve suyu ile karşılanabilir. Kahve ve kolanın kabızlık şikayetlerini artırmaktadır.

 

*Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, barbunya gibi) hem posa hem de iyi birer protein kaynağı olduğundan, beslenmede yer verilmelidir.

 

*Bitki ve meyve çaylarının (ıhlamur, limon, elma, nane gibi) sindirim üzerine olumlu etkileri nedeniyle tüketimi artmalıdır.

 

*Posa içeriği yüksek olan (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna, esmer pirinç, yulaf ezmesi gibi) tam tahıllı besinler tercih etmelidir.

 

*Sindirim sisteminizin genel sağlığı için öğün atlamamalı ve yemeklerinizi yavaş yavaş çiğneyerek tüketmelidir.

 

​*Probiyotik ürünler (yoğurt, süt, kefir gibi) hamileliğinizde ve sonrasında kullanımı, sindirimi ve bağırsak hareketlerinizi kolaylaştırır, kabızlığı önler, bağışık sisteminizi güçlendirir.

 

​*Dışkılama ihtiyacınızı ertelememelidir.

 

*Egzersizleri haftada en az 3 gün, yarım saat yürümek kabızlık şikâyetleriniz azaltır

 

Kabızlıktan yakına gebelerde ilaç tedavisi son seçenektir. Bunlara rağmen devam eden ve hastayı rahatsız eden kabızlık durumunda hafif osmotik laksatifler güvenle kullanılabilir.

 

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Fırat MUTLU

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

 

 

 

 

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Please reload

Tanıtılan Yazılar

Bir Doğum Fotoğrafçısı Olmak…

May 13, 2017

1/1
Please reload

Son Paylaşımlar